tel tel - Turkish English Dictionary

tel tel

Meanings of "tel tel" in English Turkish Dictionary : 12 result(s)

Turkish English
General
tel tel funicular adj.
tel tel in fibres adj.
tel tel thready adj.
tel tel fibriform adj.
tel tel stringy adj.
tel tel ropy adj.
tel tel ropily adv.
Technical
tel tel filamentous adj.
tel tel filiform adj.
tel tel filamentlike adj.
tel tel thready adj.
tel tel threadlike adj.

Meanings of "tel tel" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

Turkish English
Common Usage
tel zımba stapler n.
çelik tel üzerinde demir dışı metalik kaplamalar non-ferrous metallic coatings on steel wire n.
tel wire n.
tel takmak wire v.
General
tel fibre n.
bükülü tel stranded wire n.
tel wiring n.
tel takan kimse (çalgı) stringer n.
ağsı tel reticular fibre n.
kaplı tel cable n.
çıplak tel bare wire n.
ince tel filament n.
cereyanlı tel live wire n.
emaye tel enamelled wire n.
tel dikiş wire suture n.
tel raptiye paperclip n.
tel raptiye paper clip n.
çelik tel yumağı steel wool n.
ağıl (çevresi çit veya tel örgüyle çevrili, üstü açık) pen n.
tel örgü wire cloth n.
tel örgüsü wire fence n.
tel (metal) wire n.
sırma tel gold thread n.
tel süzgeç wire mesh screen n.
metal tel metal wire n.
tel fiber n.
tel staple n.
platin tel platinum wire n.
gümüş tel silver wire n.
tel cable n.
tel şehriye vermicelli n.
çekme tel drawn wire n.
tel strand n.
elektrikli tel live wire n.
tel veya ipin dolaşması kink n.
tel örgü wire netting n.
uzunca birkaç tel (saç) wisp n.
tel makası wire cutters n.
tel çalışması wirework n.
tel makası wirecutter n.
tel zımba staple n.
tel thread n.
manyetik tel magnetic wire n.
tel filament n.
hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri gibi kaf mouthpiece n.
tel (piyanoda) string n.
galvanizli tel galvanized wire n.
tel kalbur griddle n.
tel örgü wire fence n.
tel (çalgı için) cord n.
konuşmaları gizlice dinlemek için telefon hattına tel bağlama wiretap n.
tel wire n.
cep tel mobile n.
çıplak tel open wire n.
tel cord n.
amerikan tel ölçeği american wire gauge n.
tel kafes lath n.
tel örgü fence n.
tel flex n.
aküsü bitmiş motorun aküsünden başka bir motorun aküsüne tel bağlayarak aracı çalıştırma jump-start n.
tel kafesli kapı removable wire-mesh frame n.
tel kafes wedge-wire n.
tel ölçüsü wire-gauge n.
tel işleme filigree n.
tel örgü wire netting n.
tel kafes wire netting n.
tel sarkması sag of wire n.
tel string n.
ince altın tel gold thread n.
altın tel gold wire n.
dikenli tel razor wire n.
dikenli tel barbed tape n.
kafes tel örgü trellis fence n.
tel tel olma stringiness n.
tel gibi olma stringiness n.
tel sineklik insect screen n.
tel sineklik fly screen n.
tel sineklik bug screen n.
çanak tel fırça cup wire brush n.
cep tel mesajı text message n.
bıçaklı çelik şerit tel concertina razor wire n.
tel örgülü kapı screen door n.
tel raf wire rack n.
tel toka kirby grip n.
tel toka hair grip n.
tel toka bobby pin n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marlingspike n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marlinspike n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marlinespike n.
tel örgü diamond-mesh fence n.
tel örgü chain-link fence n.
tel örgü chain-wire fence n.
tel örgü wire-mesh fence n.
tel örgü cyclone fence n.
tel örgü hurricane fence n.
tel konteyner wire mesh container n.
dikenli tel engeli abattis n.
tel örgü chainlink fence n.
tel tel olma threadbareness n.
izinsiz girişleri engellemek için çimenlere yerleştirilen alçak tel trip wire n.
ince tel kafes chicken wire n.
tel dikiş saddle stitch n.
tel ürünler üreten kimse wire-worker n.
tel kablo hattı wireway n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marling spike n.
tel açmak için kullanılan demir çubuk marline spike n.
tekrar tel çekme rewiring n.
dokuma sırasında çözgü ipliğinin geçmesi için deliği bulunan metal bıçak veya bükülmüş tel heald [uk] n.
havada hareket edecek şekilde ince tel veya ipe asılı bir dizi hafif şekil mobile n.
dengede durarak asılı kalan, ince tel veya ipe asılı bir dizi hafif şekil mobile n.
genellikle tel ve sac levhadan şekillerden olup hareketli parçalara sahip hassas dengede duran yapı mobile n.
tel kalbur girdle [scotland] n.
şampanya mantarını yerinde tutan tel muselet n.
hayvan bağırsağından yapılan sert tel gut n.
dikenli tel örgü barbwire n.
tel örgü barbwire n.
klozet açıcı tel closet auger n.
bariyer olarak kullanılan sarılı dikenli tel concertina n.
tel etek çemberi panier n.
tel etek çemberi pannier n.
belgelerin belirli bir sıraya göre dizildiği tel file n.
altın ya da gümüşü tel biçiminde işleme filigrain [obsolete] n.
tel sineklik flysheet n.
pencereye takılan tel sineklik flyscreen n.
güvenlik lambasında fitili ayarlayıcı tel pricker n.
ana halatın tekrar keresteye dönmesi için kullanılan tel çekme halatı pullback n.
tel tel olma ropiness n.
tel fırça kullanan kimse scratcher n.
tel fırçalı makine scratcher n.
tel çivi sinker n.
tel kafesli metal sandık stillage n.
tel kafes kasa stillage n.
bir şemsiyenin açılıp kapanmasını sağlayan esnek tel stretcher n.
(gitar) tel string n.
tel bar n.
hayvan bağırsağından yapılan sert tel gut n.
bükülü tel çiftinin farklı bir tel çifti ile birleşimi sonucu gelişen kablo bağlama hatası split pair n.
tel çekmek send a wire v.
telefon hattına tel bağlayarak birinin konuşmalarını gizlice dinlemek wiretap v.
konuşmaları gizlice dinlemek için telefon hattına tel bağlamak wiretap v.
tel ile tutturmak staple v.
tel takmak wire v.
haddeden çekip tel yapmak wiredraw v.
tel takmak (pencereye vb/sinek vb'ne karşı) screen v.
tel tel ayırmak ravel v.
tel bağlayarak konuşmalarını gizlice dinlemek (telefon hattına) wiretap v.
dinlemek amacıyla birinin telefon hattına tel bağlamak tap v.
tel çekmek enclose with wire v.
tel takmak string v.
tel çekmek cable v.